16 Aralık Kazakistan'da Bağımsızlık Günü![]() Astana – 16.12.25. Höküme Halilova, Ramiz Meşedihesenli /Türkel Media/: 16 Aralık, Kazakistan'da Bağımsızlık Günü'dür ve 1991 yılında "Devlet Bağımsızlığı Hakkında" Anayasa Yasası'nın kabulünü anmaktadır. Yüzyıllar boyunca Kazaklar, devlet olma haklarını savunmak zorunda kaldılar. Bağımsızlık arzusu önce Rus İmparatorluğu'nun bir parçası olarak, sonra da SSCB'nin bir parçası olarak devam etti. 1980'ler ve 1990'ların başında, Sovyetler Birliği'ndeki merkez ve birlik cumhuriyetleri arasında çatışmalar ortaya çıktı. Bu çatışmalardan ilki, Aralık 1986'da Almatı'da yaşanan ve Kazak tarihinde "Zheltoksan" (kargaşa) olarak geçen olaylardı. 1988 ile 1990 yılları arasında Sovyet cumhuriyetleri, kendi yasalarının birlik yasalarına üstünlüğünü ilan ettiler. Kazakistan da egemenliğini ilan etti ve Sovyet cumhuriyeti olmak yerine Kazakistan Cumhuriyeti oldu. Sovyetler Birliği'nin çöküşü sırasında, Kazakistan'da 16 Aralık 1991'de "Devlet Bağımsızlığı Hakkında" Anayasa Kanunu kabul edildi. Bu belge şu temel normları ilan etti: Kazakistan Cumhuriyeti, kendi toprakları içinde tam yetkiye sahiptir ve iç ve dış politikasını bağımsız olarak yürütür. Kazakistan Cumhuriyeti toprakları bütünsel, bölünmez ve dokunulmazdır. Bu normlar, ulusların kendi kaderini tayin etme hakkına dayanıyordu. Kanun, Kazakistan halkının iradesini ifade ediyordu. Uzun yıllar boyunca Bağımsızlık Günü, ülkenin en önemli bayramıydı ve ulusal bayram statüsüne sahipti; 16 ve 17 Aralık olmak üzere iki gün kutlanıyordu. 2022 yılında Bağımsızlık Günü'nün statüsü değiştirildi. Kazakistan Cumhuriyeti'nin "Bayramlar Hakkında" Kanunu, bu günü resmi tatil olarak belirledi ve tek bir gün, 16 Aralık'ta kutlanmasını sağladı. Aynı zamanda, bayramın içeriği de genişletildi. Bu eser, çeşitli tarihi dönemlerde Kazak halkının kimliğini korumak için mücadele eden ve özgürlük mücadelesinde canlarını veren şahsiyetlerin anısına ithaf edilmiştir. Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, "Bağımsızlık Her Şeyden Önce Gelir" başlıklı makalesinde bu şahsiyetlerden bahsetmektedir. Bunlar, 20. yüzyılın başlarında Alaş hareketinin önde gelen temsilcileriydi. Ulusal bağımsızlık fikrinin ilerlemesine büyük katkıda bulundular ve özgürlük yolunda can verdiler. Bilim insanları henüz onların zengin mirasını takdir etmeli ve yeni nesillere ve dünyaya aktarmalıdır. |
Son xəbərlər
|
Xəbər lenti
Təqvim
|

